Çevreciler Adaylara Bildirgeyle Seslendi Tarih: Wednesday, July 11 2007 @ 15:45:00 EEST Konu: Siyaset

7-8 Temmuz'da, Antakya, İskenderun, Osmaniye, Adana, Tarsus, Mersin ve Alanya çevre derneklerinin yöneticilerinin katılımı ile yapılan Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) toplantının sonuç bildirgesi; hükümet, siyasi parti yöneticileri ve milletvekili adaylarının dikkatlerine sunuldu.
DAÇE ortak sekreteri Oktay Demirkan tarafından açıklanan bildirgede şunlara yer verildiğini belirtti:
"Su yaşam kaynağımızdır. Tarımda yapay gübre ve tarım ilacı kullanımı yüksek derecede toprak ve su kirliliğine neden olmakta, çağdaş olmayan sulama yöntemleri bu süreci hızlandırmaktadır. Tarım sektöründe su kullanımı çağdaş tekniklere kavuşturulmalıdır. Su kaynaklarının özelleştirilmesine yol açacak stratejiler yerine, suyun etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak stratejiler geliştirilmeli, sulak alanlar, su kaynakları, su havzaları korunmalı, özel yasalarla suyun kullanımında ekolojik politikalar yaşama geçirilmelidir. Küresel ısınmanın başlıca nedeni fosil yakıt kullanımıdır. Fosil yakıt kullanımından, var olan dışa bağımlı enerji politikalarından ve ülkemizi bir enerji koridoru olarak kullanma anlayışından vazgeçilmelidir. Afşin-Elbistan, Yatağan, Sugözü ve Tufanbeyli termik santrallarında olduğu gibi fosil yakıt kullanımına dayalı enerji üretim teknolojileri yerine yenilenebilir, temiz enerji seçeneklerine yatırım yapılmalı, enerjinin etkin ve verimli kullanımı politikası benimsenmelidir. Nükleer enerji çözümlenmemiş sorunları nedeniyle enerji üretiminde seçenek olmamalıdır. Hidrolik potansiyelimizin değerlendirilmesinde çevresel ve ekolojik sorunlara yol açan büyük barajlar yapmak yerine küçük hidroelektrik santraller ve nehir santralları kurulmalıdır. Sözde gelişmiş ülkelerin ülkemize kirli teknoloji transferi hızla sürmektedir. Her gün bir yenisine tanık olduğumuz, termik santraller, çimento fabrikaları, tehlikeli ve katı atık yakma tesisleri, tersane adıyla yapılan gemi söküm tesisleri kurma girişimleri sürmektedir. Tarsus’un Kurbanlı mevkiinde yapımı planlanan, çevre ve insan sağlığına, Tarsus-Mersin-Berdan içme suyu havzasına olumsuz etkileri olacak olan endüstriyel katı atık bertaraf tesisinin yapımından vazgeçilmelidir. İskenderun 2. Organize Sanayi Bölgesi örneğinde yaşandığı gibi bu tür kirli teknolojilere yer sağlamak amacıyla orman alanlarımız, tarım topraklarımız işgal edilmektedir. Bu olumsuz sürece kesin olarak 'dur' denilmeli, ekonomik öncelikler ekolojik önceliklerin önüne geçirilmemelidir. Maden Kanunu’nun çevrenin korunmasını göz ardı eden maddeleri yeniden düzenlenmeli ve bu kanun kapsamında verilen taş ocağı ruhsatları gözden geçirilmelidir. Mersin’in Karaduvar beldesi petrol depolama alanında yaşananlar akıl dışıdır. Petrol depolama tanklarının bir birine yakınlığı yaşamsal bir tehdit oluşturmaktadır. Konut alanına, tarım topraklarına ve denize olan petrol sızıntıları en kısa zamanda önlenmelidir. Mersin’e bağlı Kazanlı beldesinde bulunan Kromsan Fabrikası alanında depolanmış 6 değerlikli krom içeren 1.5 milyon ton atık potansiyel tehlike oluşturmaktadır..."
'Çevre ve Orman bakanlıkları ayrılmalı'
Trafik karmaşasının büyük kentleri yaşanmaz bir hale getirdiğinin altı çizilen bildirgede, özel otomobil kullanımını özendiren ulaşım politikalarından vazgeçilmesi, Adana örneğinde yaşandığı gibi bir türlü bitirilmeyen raylı taşımacılık yatırımları hızla tamamlanması, şehirlerarası ve şehiriçi ulaşımda raylı ve toplu taşımacılık yatırımlarına öncelik verilmesi de istendi. Denizcilik Bakanlığı'nın kurulması, Çevre Bakanlığı ve Orman Bakanlığı'nın eskiden olduğu gibi bir birbirinden ayrılarak bağımsız olarak çalışma da istenilen bildirgede, hava kirliliği ölçüm cihazlarının her ilçede en az bir tane olacak şekilde artırılması, kirlilik ölçümleri uluslararası standartlarda, nitelik ve nicelik açısından yeterli düzeyde yapılması ve ölçüm sonuçları kamuoyuna açıklanması da istendi.
'Turizm politikası kültürel değerleri yok ediyor'
DAÇE Ortak Sekreteri Demirkan'ın açıkladığı bildirgede, yanlış turizm politikalarının kültürel ve doğal değerlerimizi yok ettiği de vurgulandı. Bildirgede şunlara yer verildi: "Yanlış turizm politikaları sonucu kıyılarımız, tarihi, kültürel ve doğal değerlerimiz yok edilmekte, kentlerimiz ve kıyılarımız hızla betonlaşmaktadır. Kültürel etkileşimi göz ardı eden “her şey dahil” programlar turizm gelirlerimizi olumsuz etkilemektedir. Çağdaş ve ekolojik turizm politikalarına önem verilmeli ve eko-turizm yatırımları özendirilmelidir. Kıyılarımızda yer alan sanayi tesislerinin, yerleşim yerlerinin ve 2. konut bölgelerinin arıtma tesisleri bulunmamakta, var olanlar da çalışmamaktadır. Bu konuda denetimlerin etkinleştirilmesi gerekmektedir."
KKTC’deki çevre sorunlarının 'ilgi alanında' olduklarını belirten Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Karpaz Yarımadası'nın betonlaştırılması için başlatılan girişimlere tepki gösterip, Kıbrıs Yeşil Barış Hareketi'nin, Karpaz Yarımadası'ndaki Zafer Burnu Milli Parkı'na yönelik mücadelesini desteklediğini de vurguladı. Çevreciler adaylara bildirgeyle seslendi
(iskenderunses) |
|