AVRUPA'daki Türk basınının önemi büyük.
Bu ülkelerde bulunan 5 milyona yakın Türk'e anadilde yayın yapmanın
dışında, ülkesi ile bağ kurmak, ona kendi değerlerinde hizmet vermek de
var.
Daha başka şeyler de sayabilirsiniz.
Son yıllarda ilginç gelişmeler oluyor.
Alman, Hollanda, İsviçre ya da Avusturya basınında sık sık Türkçe
başlıklar çıkmaya başladı.
Yetmedi, haberlerin bir kısmı Türkçe yayınlanmaya çalışıldı.
Şimdi ise Türkçe sayfalar yapılıyor.
Almanlar'ın 4 milyon tirajlı Bild Gazetesi, Türkçe internet sitesi hazırladı.
Avrupa Şampiyonası başta olmak üzere, tüm haberler orada Türkçe veriliyor.
Biraz hatalar var ama olsun...
* * *
Peki bunun nedeni ne?
Türkler'e olan sevgi mi, bir tür vefa borcu mu, şirinlik mi?
Hayır, hiçbiri değil...
Türk okuru kapmak... Ona yönelebilmek, gelecekteki okur kitlesini kendine
bağlayabilmek.
Peki Avrupa'daki Türk basını ne yapıyor?
Tam tersini...
Yani Türkçe'den uzaklaşıyor. Almanca ilaveler, gazeteler yapma projeleri
geliştiriyor.
Sanki Almanlar'ı okur olarak kapacaklar...
Ellerindeki mevcut ve sürekli artan Türk okur kitlesini tutmak ya da
kazanmak yerine, bazı yöneticilere "söz olarak şirin gelen" yabancı dilde
gazete planlarıyla yola çıkıyorlar.
Almanlar Türkleşirken, bizimkiler Almanlaşıyor.
* * *
Bakın, son Avrupa şampiyonası çok güzel bir örnek.
Dördüncü hatta beşinci kuşak Türk gençleri, ellerinde Türk bayrakları ile
sokaklarda.
Takımını anadilinde destekliyor, bozuk da olsa o dilde kızıyor,
neşeleniyor; küfrediyor veya seviniyor...
Bu milliyetçilik ya da ırkçılık değil.
Bu anavatana olan özlemin, ona olan bağlılığın bir işaretidir.
Bu yaşadığı yabancı ülkede, Türk olduğunu bilmenin bir sonucudur.
Türk basınının görevi işte bu noktada çok önemli.
En başta saydığımızın dışında, bu çocuklara anadillerini öğretmeyi de
başarabilmeli.
Şu andaki haliyle değil tabii.
Avrupa'da yayın yapan gazetelerin kullandığı Türkçe, inanın şu anda
Bild'in yaptığı Türkçe internet sayfasından çok da ileri değil.
Önce bu düzeltilmeli...
Sonra habercilik rayına oturtulmalı, sapla saman ayrılabilmeli.
Gazeteler, birilerinin borazanı olduğu görüntüsü vermemeli.
Ardından da, Türk basınının mantığı yerine...
Öz-has Almanlar'a Türkçe öğretip okur kazanacaklarına inanıyorlarsa o
başka tabii.
Ama bunun da, Alman basınından araklama yazılarla olamayacağı da ortada...
Son intihal skandalı umarız iyi bir nasihat olmuştur.
GÜNÜN SORUSU
Avrupa'daki en büyük Türk gazetesinin Almanca bölümüne satıcı kızı
"Akrabam" diye getirten ve kızın yazılarının Alman basınından araklama
olduğu ortaya çıkınca da, "gel sekreterim ol" diyen kimdir?
Ali Gülen
HaberTürk